Glüten enteropatisi yani çölyak hastalığı ince bağırsağın glüten proteinine karşı ömür boyu gösterdiği bir alerjidir.

İnce bağırsağın iç yapısı, bir havluya benzetilebilir. Havludakine benzer şekilde girintiler ve çıkıntılardan oluşan ince bağırsak yüzeyi, çölyak hastalarında düzleşmeye başlar. Bu da besinlerin emiliminde azalmaya yol açar. Vücut savunma sistemi ise bu durumu sindirim problemleri, şişkinlik, ciltte bozulmalar, halsizlik, adet düzensizlikleri gibi belirtilerle ifade eder.

Çölyak hastalığında gluteni kesmek, bilinen tek tedavi yöntemidir. Ancak gluten diyetini gıdalarla sınırlamak yeterli değildir. Glutensiz diyette besinler kadar kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinizin de içeriklerini titizlikle incelemelisiniz. Dudak nemlendiricisi, vücut losyonu, güneş kremi, makyaj malzemeleri, diş macunu, şampuan, saç kremi, sabun gibi günlük bakım ve kozmetik ürünleri de gluten içerikleri kontrol edilerek kullanılmalıdır.

Karın ağrısı, şişkinlik ve kilo alamamak gibi masum şikayetlerle kendini belli eden çölyak hastalığı genellikle farklı hastalıklarla karıştırılıyor. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan glüten proteininden uzak durarak beslenmek, çölyak hastalığının tek tedavisi olarak biliniyor.
Bu belirtiler varsa siz de çölyak olabilirsiniz
Çölyak hastalığı farklı yaşlarda ortaya çıkabilmektedir. Çocukluk yaşlarında ortaya çıkabileceği gibi ilerleyen dönemlerde de kendini gösterebilmektedir. Hastalığın çok hafif ilerlemesi ve belirtilerin farklı rahatsızlıklarla karıştırılması teşhisin ileri yaşlarda konulmasına neden olabilmektedir. Çocukluk döneminde en bilinen belirtisi büyüme geriliği olan çölyak hastalığı;
· Karın bölgesinde öne doğru şişkinlik
· Yaşa göre kilo azlığı
· Kas zayıflığı ve kansızlık
· Gaz şikayetleri ve dışkıda anormallik
· Kusma, halsizlik ve iştahsızlık
· Ağız içinde oluşan aftlar
· Eklem ve kemik ağrıları
· Sinirlilik
· Ciltte kaşıntılı ve döküntüler gibi belirtilerle kendisini göstermektedir.

Çölyak hastalığının belirtileri farklı hastalıkları da akla getirebilir. Doğru tanının konulabilmesi için bazı özel kan testleri, endoskopi ve alınan doku örneklerinin patoloji tarafından incelenmesi gerekmektedir.

Bununla beraber, çölyak hastalığında gözlemlenen klinik tablo çok değişken olabilir. Örneğin, hastalık, bazen tiroid yetmezliği, karaciğer yağlanması, kemik erimesi gibi bağırsak dışı organlarda gelişen hasarlar ile kendini gösterebileceği gibi, hiçbir yakınmaya sebep olmadan da sessizce ilerleyebilir.

Yiyeceklerinizi ayırın
Çölyak hastalığının tek tedavisi glütensiz diyet olarak bilinmektedir. Glütensiz bir yaşama geçildiğinde hastalıkla ilgili bir sorun görülmemektedir. Burada önemli olan glütenli ve glütensiz gıdaların iyi ayrılmasıdır. Glüten daha çok buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunmaktadır. Ancak günümüzde hazır gıda sektöründe glüten sıklıkla kullanılmaktadır. Bisküviler, hazır çorba ve köfteler, malt içecekler, glüten içeren sakız ile çikolatalar çölyak hastaları için tehlikeli olabilmektedir.
Hatta kadınların kullandığı bazı kozmetik ürünlerinin içinde bile gluten bulunabilmektedir. Bunların yanı sıra ilaç, şampuan, krem gibi ürünler glüten içerikleri nedeniyle dikkatli kullanılmalıdır. Çok iyi bir etiket okuyucusu olunmalı, gıdaların etiketleri mutlaka okunmalıdır. Özellikle evde glütenli ve glütensiz gıdaların birbirinden ayrı ve uzak saklanması önemlidir. Yemek hazırlığı sırasında glütenli gıdalara değmiş veya bulaşmış çatal, kaşık, süzgeç, tabak gibi gereçler kesinlikle çölyaklı kişilerin gıdalarına dokundurulmamalıdır. Bir ton gıdada 2 kaşık glütenin bile tehlikeli olabileceği unutulmamalıdır.
Bu gıdaları tercih edin
Çölyak hastaları tükettikleri her gıdayı sorgulamak zorunda kalmaktadır. Glütensiz ama sağlıklı beslenme alışkanlığı yaşam şekli haline getirilmelidir. Mısır, pirinç, patates, nohut, mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık gibi besinleri ve bu besinlerden elde edilen un ve nişastaları tercih etmek gerekmektedir. Ceviz, fındık gibi kuruyemişler ile incir ve kuru üzümü beslenme zincirinden eksik etmemek önemlidir. Bunların yanı sıra kümes hayvanları ve kırmızı et, tüm sebze ve meyveler, bakliyatların tüm çeşitleri, yumurta, bal gibi gıdalar rahatlıkla tüketilebilmektedir. Buğday ekmeği yerine mısır ekmeği yenilebilir. Hazır alınan mısır ekmeklerinin içine farklı unların karışabileceği ihtimaline karşı mısır ekmeğini evde yapmak daha sağlıklıdır.

 

Hastalarda sık rastlanan durumlardan biri de Çölyak ve diyabet hastalıklarının beraber bulunmasıdır. Bu gibi durumlarda hem glutensiz hem de diyabetik diyet uygulanması gerekir. Glutensiz diyet, diyabet diyetini daha da zorlaştıran bir diyet değildir.

Süt ürünlerinin bazılarının da çölyak hastaları tarafından tolere edilemediğini hatırlatalım. Sütte bulunan laktoz isimli şekeri parçalamaya yarayan laktaz enzimi çölyak hastalarının bazılarında düzgün şekilde çalışmayabilir ya da doğuştan eksik olabilir.

Elbette, çölyak hastalığı teşhisi konulduktan sonra doktorunuz tarafından eksilmiş çeşitli besin depolarınızın da kontrol edilerek yerine konulması gerekir. En sık eksikliği görülenler demir, kalsiyum, D vitamini olup diğer eser element ve vitamin düzeylerinin de gözden geçirilmesi gerekir. Bir başka önemli hatırlatma ise çölyak hastalığı ile beraberlik gösterebilen hastalıklardır. Bunlar arasında tiroid, şeker hastalığı ve özel bir bağırsak kanseri gözden kaçırılmamalı ve mutlaka taranmaları gereklidir.

Peki, gluten tüketmeyi bıraktığınızda hayatınızda ne gibi değişiklikler sizi bekliyor? Öncelikle şişkinlik, hazımsızlık gibi sindirim problemleri ile karşılaşmadığınız gibi, cildinizde de düzelmeleri gözlemleyebilirsiniz.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz