Beslenme şekli sağlıklı ve mutlu yaş alma sürecinin en temel yapıtaşlarından biridir. Ayurvedik beslenme prensipleri optimum düzeyde sindirim, sağlıklı doku oluşumu ve genel wellbeing yani iyi olma, iyi hissetme halinden faydalanarak, bütünsel sağlık düzeyini yükseltmek ile ilgilenen herkes için geçerlidir.

Tüm insanlar için en sağlıklı olan ideal beslenme şekli fizyolojide oluşabilecek muhtemel enflamasyonu önleyici olan, yani iltihap önleyici beslenme şeklidir. Ayurvedik Beslenmenin temeli bu prensibe dayanır ve her bünyeye ve semptoma özel çözüm önerileri ile eşsiz bir yelpaze sunar.

Modern beslenme prensipleri ve Ayurvedik Beslenme arasında kesin bir ayrım bulunur.

Batı mutfağında yer alan klasik diyet ve beslenme programları besinleri tatlarından ziyade protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral sınıflarına ayırmış ve özellikle kalori değerlerine odaklanmıştır.

Ayurveda ise besinlerin doğasını, hazırlanma şeklini, tadını, ölçüsünü ve kalitesini ön planda tutar.

Bunların yanı sıra kişilerin bünye tiplerini, sindirim sistemi çalışma eğilimlerini ve birbiri ile tüketilen besin kombinasyonlarını da önemle göz önünde bulundurur.

Ayurveda’da besinler karbonhidrat, protein ve yağlara göre değil, 6 tat grubuna göre sınıflandırılmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri her tadın dilde algılandığı tat sonrasında, mideye indikten sonra, sindirim süreci esnasında ve metabolize olduktan sonra dilin tattığı tattan daha farklı etkileri de barındırabilmesinden kaynaklanır. Çünkü her tat bünye tipimize, içinde bulunduğumuz mevsime veya güncel hastalık veya muhtelif semptomlara göre dengeleyici ve dengesizleştirici etkileri barındırmaktadır.

Batı mutfağında bildiğimiz tatlar olan tatlı, tuzlu, acı ve ekşi tatları ayurveda mutfağında daha geniş bir yelpaze içinde görürsünüz. Çünkü tüm bu tatlar farklı elementlerden oluşmaktadır.

Çoğunlukla baskın doğamızı dengesizleştirici ve uygun olmayan tatları barındıran menü seçimlerini yapıyorsak, bu sadece sindirim sistemimizin çalışma şekli üzerinde değil, fiziksel enerji kapasitemiz, duygu ve düşüncelerimiz, verimliliğimiz ve konsantre olmamız üzerinde de olumsuz etkiler yaratır.

Ve bu olumsuz veya olumlu etkileri sadece ilgili besini yediğimiz gün değil, bir sonraki gün boyunca da, besinler tamamen metabolize edilene veya bedenden tahliye olana kadar bizi etkilemeye devam eder.

Ayurvedik Beden Tipinizi ve sindirim sistemi çalışma eğiliminizi bilerek, başta enterik sinir sistemi olmak üzere, merkezi sinir sistemi, bağışıklık sistemi, hormonal sistem ve fizyolojinizdeki tüm sistemlerin zincirleme reaksiyonla çok daha randımanlı çalışmasını sağlayabilirsiniz.

Sağlık güçlü bir sindirim, hastalık ise zayıf bir sindirim neticesinde ortaya çıkar. Zayıf sindirim her kronik hastalığın sebebidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz